İSTANBUL...
5/3/2009 -Kategori: Istanbul__a Dair
İSTANBUL
Bir şehir düşünün ki hiç bir şehir onun kadar yakışamaz bir masala
Hiç bir şehir onca hüznü onca coşkuyla taşıyamaz sinesinde..
Yorgun masalların hüzünlü prensesi İstanbul...
Ağlarken de güzel, gülerken de,
Severken de güzel, acı çekerken de...
Başı parçalı bulutlu her daim,
Yağdı yağacak hicranı aşkın şu güzelim şehre
Saraylarına, meydanlarına, gümüş gerdanına kanmayın
Yüzbin hüzün geçer her gün boğazdan vapur güvertelerinde
Her banka bin yanlızlık, her martıya bir selam düşer bu şehirde
Karaköy'den Eminönü'ye yürür habersiz bir insan ordusu
Ve Yenicamiden havalanırken güvercinler
Bir renk cümbüşünde burnunuza çalınır taze baharat kokusu
Şehirlerin sultanı, güzellerin hası İstanbul
Hüznü yüzüne oya olmuş şehir
Verdiğin her kedere razı kaldırımlarını çiğneyen ayaklar
Nafile değil uğruna harcanan hayatlar
En içli segahların, en yanık naraların,
En büyük günahların şahidi,
Ve en onulmaz yaraların ilacı muhteşem şehir
İSTANBUL...
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Masallarımın Şehr_i İstanbul
20/6/2008 -Kategori: Istanbul__a Dair
Kalbimden kalbine giden yol aslında yanlış istikamet. Bile bile gidiyorum hedefe doğru. Varacağım yer tanıdık hüzünlerin şehri, masallarımın şehri İstanbul. Ama öylesine seviyorum ki bu şehri belki girdiğim tüm yanlış istikametler biraz da bu şehre varmak içindi.
Seni de bu şehir uğruna sevmişimdir belki, durmadan ağır yaralar açan kazaları bu şehrin uğruna bu şehrin yolunda yapıyorum. Her seferinde şehit ediyorum bu şehrin aşkına kendimi. Kaçıyorum güvenli limanlara. Küçük pansumanlar yapıyorum ağır yaralarıma. Sonra yine aynı özlem gelip çöküyor içime. Delicesine özlüyorum bu şehri. Onda bıraktığım sevgilimi özler gibi, caddelerini, tramvaylarını, martılarını, meydanlarını, minarelerini özlüyorum. Sevdiğimin saçları gibi gözümün önünde uçuşuyor Eminönü’nün güvercinleri ve Uzaklardan bana sesleniyor ezan sesleri. İstiklalde tanıdık bir dost görmüş gibi seviniyorum kırmızı tramvayı görünce karşımda. Ortaköy’de aşina bir kahve kokusundan bir davet alıyorum. Burada ağlamakta başka, gülmekte.. Verdiği hüzünleri yine onda dindiriyorum. Başımı yaslamam için uzatıyor bu şehir bir dost gibi bana omzunu. Beni ağlatan da bu şehir, Anne gibi şefkatle başımı göğsüne yaslayanda..
Eyüp’ten bir dua yolluyorum semaya. Yedi katın yedincisine kadar gidiyor. Mega bir kentte özlediğim tanıdığım sevgilimin gözlerini arıyorum.. İmkansızların şehri. Platonik bir aşk gibi ulaşılmaz. Seni sen yapan İstanbul’dur. Sevildim diye hiç böbürlenme. Seni anlamlı kılan masallarımın şehrinde yaşıyor olman. En büyük aşkım İstanbul..
Sen İstanbul olmuşsun, Yarim İstanbul….
Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı